Son Dakika:

Fırtına Havzası

Keşfetmek için Aşağı Kaydırın

     
    Fırtına Deresi Havzası coğrafi konum olarak 41º 11ʹ 17ʺ kuzey enlemleri ile 40º 57ʹ 49ʺ doğu boylamları arasında yer almaktadır. Fırtına Deresi Havzası; Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nün Rize ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Rize ilindeki Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçelerinin sınırları içerisinde bulunan ve 1177,03 km²’lik yüz ölçüme sahip olan Fırtına Deresi Havzası Doğu Karadeniz’deki en büyük havzalardan biridir. Havza; kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Kaçkar (3932 m) ve Soğanlı Dağları’nın oluşturduğu su bölümü çizgisi, doğusunda Çağlayan Deresi Havzası, batısında ise Ortaköy Deresi Havzası ile sınırlandırılmıştır.

    Havzayı bazı yüksek zirveler sınırlamaktadır. Bu dağlardan bazıları; Kaçkar Dağı (3.932 m), Altıparmak Dağı (3.605 m), Verçenik (3.709 m), Tatos (3.711 m), Durnağın (3.465 m), Kemerkaya (3.562 m), Vaçakar (3.458 m), Avgahan (3.354 m), Çaymakçur (3.420 m), Marsis (3.334 m), Leşkayası (3.478 m), Kebut (3.329 m), Pornak (3.302 m), Demir Dağı (2.425 m) ve Hemşin (3.425 m) Dağları’dır.

    Fırtına Havzası’nın yıllık ortalama yağış miktarı 2.000 mm’nin üzerindedir ve bu saha özellikle Türkiye’nin en çok yağış alan sahalarından biridir. Fırtına Deresi Havzası; Kaçkar, Verçenik (Üçdoruk), Göller (Hunut) ile Bulut-Altıparmak Dağları’nın zirvelerinden kaynağını alan ve Çamlıhemşin ilçe merkezinde birleşen Hala ve Hemşin dereleri ile vadinin alt kesimlerinde bu vadiye karışan Tunca ve Durak dereleri ve çok sayıda kolların (Kavran, Ceymakcur, Palakcur, Avucur, Kaçkar, Yukarışimşirlik) birleşmesinden oluşan ve 940 km²’lik yağış alanı ile Rize ilinin en geniş akarsu havzasını oluşturur. Ardeşen ilçesinden Karadeniz'e dökülen Fırtına Deresi yaklaşık 57 km uzunluğundadır.

    Araştırma sahasının bitki örtüsünü, geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan karışık yapraklı ormanlar oluşturmaktadır. Geniş yapraklı ormanlar kıyı kesiminden yaklaşık 500 - 600 metre kadar yükseltilere kadar çıkmaktadır. Özellikle orman altı florası bakımından oldukça zengin olan bu sahada geniş yapraklı ağaçların çoğunlukta olduğu orman örtüsü yükselti artışına paralel olarak yerini önce karışık yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlara, daha sonra iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlara bırakmaktadır. Özellikle ladinler, 1500 metrelerden sonra çok fazla görülmektedir. Ladinler yaklaşık 2.200 metrelere kadar çıkabilmektedir. Araştırma sahasında ormanın üst sınırı yaklaşık 2.200 metre olup bu yükseltiden sonra subalpin ve alpin çayırlar başlamaktadır.

    Araştırma sahası çevresinde genellikle büyükbaş hayvancılık yaygındır. Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlara yönelik de faaliyette bulunulmaktadır. Doğal ortam şartları bu sahada arıcılığın yapılmasına imkân vermektedir. Genellikle yaylalarda, dağlık alanlarda ve bitki örtüsünün çeşitli olduğu alanlarda yapılan arıcılık fenni ve ilkel kovanlarla sürdürülmektedir. Bunun yanı sıra Kaçkar Balı olarak da bilinen Kaçkar Dağları’ndaki yaylalarda yetiştirilen bal da sağlık açısından önemi olan bu yöreye has bal türlerindendir. Fırtına Deresi, alabalık yetiştiriciliği için uygun olmasına rağmen kültür balıkçılığı yeni bir faaliyettir. Ancak yörede turizm aktivitelerinin artması buradaki alabalık çiftliklerinin ve beraberinde de alabalık tüketimine olan talebin artmasını sağlamıştır. Vadinin sahip olduğu coğrafi şartlar, hidrolojik yapı ve buradaki turizm potansiyeli alabalık çiftliklerinin kurulması açısından elverişli bir konum sağlamaktadır. Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçelerinde birçok alabalık çiftliği bulunmaktadır. Çay tarımımın yapılmaya başlandığı 1938 yılından sonra hızlı bir gelişme gösteren çay sanayi yöredeki en önemli istihdam alanlarından biridir. Genel olarak mayıs ve ekim ayları arasında önemli istihdam sağlayan çay tarımı yöre halkının temel geçim kaynağıdır. Bu dönemde çalışan nüfusu daha çok kadınlar oluşturmaktadır. Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçelerinde birçok çay fabrikası bulunmaktadır. Araştırma sahası daha çok çay tarımına yönelik olan bir ticari yapıya sahiptir. Çay tarımının yöreye önemli ekonomik katkısı vardır.

* Dünyanın 200 ekolojik bölgesinden birisi olması,

* I. , II. ve III. derece doğal sit olarak tescil edilen doğal sit alanlarının varlığı,

* WWF’nin (World Wildlife Fundfor Nature) belirlenmelerine göre Fırtına Deresi Havzası, Avrupa'nın öncelikli olarak korunması gereken 100 orman alanları arasında, Türkiye ormanlarının öncelikli olarak korunması gereken 9, Dünya’da ise 25 sıcak noktadan biri olması,

* Havzada bitkilerde 54`ü endemik olmak üzere 75 familyaya ait 285 cins, 661 tür, 72 alttür ve 23 varyete şeklinde flora elemanı bulunması,

* Sahip olduğu 537 odunsu bitkisi ile Fırtına Havzası, Türkiye'nin 122 önemli bitki alanından biri olması,

* Kaçkar Dağları, özellikle milli park ve yakın çevresi, Doğu Karadeniz’deki endemik taksonların %30'una tek başına ev sahipliği yapması,

* Fırtına Vadisi ve Palovit Vadisi’nin, içerdikleri 4603 hektar alanlık doğal yaşlı ormanlarla, hem bölgenin, hem de ülkenin bozulmamış birkaç orman ekosisteminden biri olması,

* Türkiye’de Rhododendronların yani orman güllerinin 3000 metreye ulaştığı tek yer burasıdır.

* Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın gündüz yırtıcı kuşları açısından Kuzey Yarıküre’nin en önemli üç üreme ve göç alanından biri olması,

* Milli Park alanının, DHKD ve Birdlife International tarafından dünyanın en önemli 217 kuş yaşam alanından biri olarak kabul edilmiş olması

* Bölge Doğal Hayatı Koruma Derneği ve Bird Life International tarafından Türkiye’nin 100 önemli kuş alanından biri olarak da ilan edilmiş olması,

* Bazı kuş türlerinin 57’si Bern II, 7’si de Bern III sözleşmesine göre 12 türün IUCN kriterlerine göre nesli tehlike altında olan türler arasında olması,

* Dağ Horozunun yöreye Dünya’da korumada öncelikli 217 endemizm alanından biri olma özelliği kazandırması,

* Dağ Horozu olarak bilinen yabani kuş türünün Türkiye’de sadece Rize ve çevresindeki yüksek alanlarda yaşaması,

* Milli Park sınırları içerisinde 6’sı endemik olmak üzere 7 takıma ait 23 familyadan 127 tür böcek bunması,

* Kaçkar Dağları'nın aktüel buzullar bakımından ülkemizin en önemli buzullarına ev sahipliği yapması,

* Flora zenginliğinden dolayı üretilen balın yüksek kaliteli olması (Kaçkar balı gibi).